11/11/2016 Zaman Kapısı

Open

Open

Günlerin, ayların rakamlarındaki senkronize eşlikler hep önemli zamanlar olarak kabul ediliyor bir süredir. 0 (sıfır) kabul edilen tarihi biz başlattığımıza göre, bu özel sayılı günleri önemli yapan nedir diye mantık soruyor elbette. Biz herhangi bir başka günü milat saysaydık, bu senkronizelik başka bir güne denk gelmeyecek miydi? Evet, evreni sadece katı maddeyi oluşturan elektronlardan ibaret sayarsak son derece mantıklı sorular. Oysa ki, evren sadece maddeden oluşmuyor, her elektronun, pozitron adıyla bir “eş” i ve ruhu da var. Tüm dünya eş tarihte iken, tüm insanların enerjisi, zamanın aynı frekansında yolculuk yapmakta. Ruh, her birimizden aynı zaman bilgisini alırken, bu eş frekansın içinde titreşiyor. Ruhun bize geriye yansıttığı enerji, bu nedenle hem bizi, hem de dünyadaki tüm diğer insanları yansıtıyor. Görünmeyen bağlarla bağlıyız bu yüzden, her birimiz, her birimize… Ve anlık ortak bilinç, bugün 11. ayın 11. günü bilgisiyle titreşiyor. Bu özel günlerde, içinde kapalı olduğumuz boyutun enerjilerinde değişim için kapılar açıldığı söylenmekte…

Özel rakamlı günleri anladık da kapıların mantığı nedir diye sorarsak, bilgi biraz daha karmaşık hale geliyor. Ortak bilgi, ortak bilinç, ortak niyet, ortak dua nedir, neler yaratabilir diye düşünebiliriz bu noktada.
Toltek Şaman bilgisi; ” Evreni niyet yaratır” diyor. Kuantum fiziği,” Dalga, gözlemci aracılığıyla madde olarak çöker” diyor. Çok sayıda insanın aynı anda aynı niyetin frekansında titreşmesi ile enerjilerde kapılar neden açılmasın o zaman?

“11/11 tarihinde bir zaman kapısı açılacak ve ” Master Aktivasyon” gerçekleşecek. Ruhun frekansının akışı, Epifiz bezi ve kalp merkezi yoluyla bedeninize aktarılacak. Bu yoğun aktivasyon, sadece fiziksel olarak hazır olanlar için, yüksek benlikleri ile giriş yapmaları sayesinde gerçekleşecek” (alıntı: BM Mikail Celia Fenn kanalı)

Bu örnekte olduğu gibi, zaman zaman verilen bu tür bilgilerin olabilirliği ve gerçekliği nedir?

İşte bu noktada verilecek tek cevap şudur: Bu tür çalışmaları sadece o deneyimi kendi varlığında bizzat yaşayanlar hissedebiliyor ve bu noktadan sonra kelimeler kifayetsiz kalıyor. Çünkü lineer zamanın içinde üç boyutta ve sol beynin mantığında çakılı olanlara verilecek elle tutulur bir ispat yok ne yazık ki…

Kendi adıma gözlemleme ve deneyimleme şansını bulduğum böyle bir çalışma grubuna, 10/10/10’da katılmıştım. O gün orada olanların geçen 6 yılda hayatlarındaki değişim inanılmaz, bunu açıkça ve net olarak gözlemledim. Fenerbahçe sahilinde o sabah kalabalık bir grup olarak yaşadıklarımız sonrası geçen yıllarda o kişilerin neredeyse hepsi, enerji çalışmalarında isimler yaptılar, tanındılar ve hala insanların sevgiye uyanışına hizmet ediyorlar. İçlerinden bu satırları okuyan olursa gülümseyecekler ve hatırlayacaklar. Yani o gün için hedeflenen aktivasyon, gereğini yerine getirmiştir diyebiliriz.

Bireysel olarak en son deneyimlediğim bir 8/8 kapısı çalışmasında ise, dünyanın tüm evrimini (dinozorlar dahil), Mısır Piramitlerinin hangi teknikle yapıldığını ve buna benzer pek çok şeyi çok hızlı bir vizyon olarak izlemiştim. Mantıktan kopmamaya özen göstererek ilgilenmeye ve bu kapı enerjilerinin çalışmasına katılmaya yönelişim bu yüzden şahsım için önemlidir.

Foton çağındaki kozmik değişikliklerin aşırı bir ivme kazandığını ve insanların eski realitelerde tutunmaya devam ettikçe psikolojik ve yaşamsal olarak ne kadar baskı altında olduklarını ve her geçen gün bu baskının şiddetinin hızla artmakta olduğunu şaşkınlıkla izlemekteyim. İşim gereği yaptığım bireysel seanslarda, şifalanma oranının, eski düşünce ve duygu kalıplarını bırakabilende çok hızla gerçekleştiğini izlemekten şaşkınım bir taraftan da.

İnsan topluluğu olarak, her yıl geçirdiğimiz enerjisel ve ruhsal evrimin ne kadar hızlandığını gördükçe, bunu farkeden biri olduğum zannıyla, daha fazla nasıl fayda olabilirim diye de sormaktayım her an…
Bu enerjisel evrimi daha kolaylıkla nasıl yaşarım ve bu senkronize günlerin enerji kapılarından daha fazla nasıl yararlanırım sorularının bana göre cevapları da şöyle sıralanmakta:

* Nefesiniz çok önemli, tam kapasite ile nefes almaya en acil şekilde geçmelisiniz. (Hava Elementi)

* Sağ-sol beyin dengesi çok önemli bu dönemde. Tam kapasite nefes almayı, sağ-sol beyin dengesini de sağlayarak gerçekleştirmelisiniz. Beynin epifiz, hipofiz, hipotalamus dengeleri için hem nefesinizde, hem bedeninizde itinalı olmalısınız. Beden egzersizleri mutlaka gerekli. Kas, sinir, kemik, eklem esnekliğinize dikkat etmelisiniz.

* Kalp enerjiniz tam da bu zamanda herşeyden önemli bir merkez halindedir. Çünkü Eril-düşünen insan ile güdüleri ile hareket eden insanda dengeyi sağlama merkezi kalptir. Kalbin yüksek manyetik alan taşıdığını artık duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. (Ateş elementi)

* Bağırsaklarınız ayrı bir bilinç taşımaktadır ve evrimsel olarak çok önemlidir, ne yediğinize, nasıl sindirdiğinize dikkat edin. (Toprak elementi)

* Su ile ilişkinizi sağlam tutun, bedeninizin yaklaşık %80 i su ve suyun hafızası olduğunu hiç ama hiç unutmayın. Hem içtiğiniz su ile, hem kullandığınız su ile, hem dünyadaki tüm su enerjisiyle iletişim halinde olun, onunla konuşun ve ona komut verin. (Su elementi)

* Toprak ve doğaya mutlaka dokunun, bedeninizi toprak ile sağaltın.

* Hiç durmadan düşünen beyninizi meditasyon yaparak mutlaka dinlendirin.

* Bedeninizde esneklik gerektiği kadar düşüncelerinizde de esneklik mutlaka gereklidir. Düşünce ve inanç olarak tutunduğunuz her şeyi ama herşeyi titizlikle analiz edin, sizin yüksek hayrınıza ne kadar hizmet ettiğini sorgulayın ve bırakmanız gerekenleri hiç acımadan terkedip bırakın. Bu dönem yüklerinizin hafif olmasına kesinlikle ihtiyacınız var.

* Sanatsal yanlarınızı mutlaka kullanıma açın. Müzik, resim, renk, dans, şiir gibi uğraşlar, ilham, sezgi ve yaratım enerjinizi aktive etmek için en iyi araçlardır.

* Duygular sizin yaratımınıza tabidir, bedeninizdeki biyokimya sonucudur. Hislerinizin sevgi, aşk, şefkat, paylaşım, af, kabul, için hizmette olmasına dikkat edin. Şehvet, kızgınlık, öfke, ceza, kin, nefret, korku, anksiyete, bencillik gibi duygularınızı en kısa zamanda bedeninizden temizleyin.

* Ruhunuzun var olduğundan, saf bir enerjiden yaratıldığından, dünyasallık nedeniyle taşıdığınız tüm negatifliklerin asla ona ait olmadığından şüphe duymayın. Ruhunuza iman edin, dünyasal varlığınıza değil.

* Kendinize ruhsal yolunuzda ilerlemek için izin verdiğinizi sık sık sözcüklerle tekrar edin.

Tüm kapılardan tüm insanlık olarak kolaylıkla geçebilmemiz dileğiyle…

11/11/2016 Zaman Kapısı için… NAMESTE (Yüreğim yüreğinizdeki ışığı selamlıyor)

Not: Tam da bugünlerde Nasa’nın “Zaman Makinesi” için test çalışmasına başlaması ne ilginç tesadüftür 🙂

Nesrin Dabağlar